Reklam
Reklam
Gülseren HASTÜRK

Gülseren HASTÜRK

SIRADAN TARİH

Bu zaferin sahibi kim?

30 Ağustos 2020 - 01:01

Uçsuz bucaksız topraklarda hakimiyet sürmüş, göçlerle diyar diyar gezerek iklimler değiştirmiş bir halkın, yurt edindikleri Anadolu topraklarını korunma mücadelesinde de varını yoğunu cephelerde omuz omuza çarpışarak vatan olmanın ne denli zor şartlarda gerçekleştiğini bizlere göstermişlerdir.

30 Ağustos Zafer Bayramı her sene kutlanırken düşünülmesi gereken bu ekip ruhunun bizlere aslında ne anlatmak istediğidir. Nasıl çıkarımlar yapmalıyız? Tarih geçmişte yaşanan olayları sadece dillendirmek ve günlük anma programları olarak tüketilmeye mahkum edilecek bir alan olmamalıdır. Genci yaşlısı her birey geçmişin tozlu raflarını önlerine koyup üflemeli, yaşanan tüm mücadeleler , başarılar, hezimetler çıkarılacak derslerin yanında , sorgulayarak her safhasının aslında neler anlattığını anlamaya çalışmak olmalıdır.

Evet Anadolu Türk yurdu olarak sonsuza dek tescillenmiştir ama günlerce süren çarpışmalar , cephede ve tüm komuta kademesinden başlayarak köylüsü kentlisi her kesimin nasıl bir ruhla bu mücadelede elini taşın altına koyduklarına bakmak lazım. Bir neslin, kaybedilen savaşlardan tutunda, evde bir kap yemeğin olmadığı sofralara kadar yaşanan yokluk, inançlarından bir şey kaybettirmemiştir. Düşman esareti altında kalmamak adına canla başla seferber olmuşlardır.

Gerek diplomasi gerekse akıl oyunları ile giydirilmek istenen acziyet gömleğine karşı çıplak ayaklı köylünün zaferi destan yazmıştır. Özellikle Anadolu kadını göstermiş olduğu dirayet ve üstün fedakarlıkları ile vatanlarını bu kurtlar sofrasına yem etmemişlerdir. Tüm yaşanan katliamlar, hak hukuk tecavüzlerine karşı kaya gibi sert, dağ gibi dimdik durmuşlardır. Gösterdikleri milli birlik ve beraberlik şuuru , çıkarmamız gereken derslerin başında gelmelidir.

Sabahın ışıklarıyla bütün dünyanın gözleri açılan ateşle topraklarımıza çevrilmiş, kahraman ordumuzun her bir neferi canla başla savaşarak gelen yeni düşman kuvvetine karşı tahammülsüzlük göstererek o imkansızlıkta elde avuçta ne varsa mücadele ederek kazanılmıştır. Savaş meydanlarında gezen komutanlarımızdan biri ölen düşman askerine yaşlı gözlerle bakıp, “Seni buraya sürükleyenler canidir” diyerek aslında Türk ordusunun ne derece merhametli olduğunun da göstergesi olmuştur.
 
Peki bu zaferin sahibi kimdir?
Bu zaferin gerçek sahibi inanmış tertemiz kalplerdir. Bu zaferin sahibi ön yargı ile bakmadan, sorumluluk alarak ümitsizliğe düşmeyen imkansızlık içinde imkan yaratan dimağlarındır. Bu zafer ezberlenmiş klişe sözler söyleyerek rahat yatağında yatanların değil tüm benliği ile cepheden cepheye koşanlarındır. Bu zafer son ana kadar barış diyen ancak eli toprağına uzananlar için de gözünü sakınmayan tüm direnişçilerindir.

Hedef ne olmalıdır?
Elbette ki yaşanan tüm savaşlardan, zaferlerden hatta hezimetlerden dersler çıkarılarak bu başarıları kalıcı hale getirmek olmalıdır.  Tahrip etmek yerine tamir etmek olmalıdır.  Sonuç olarak bu bayram millete hediye edilmiş bir bayramdır. Bu savaş iki ordunun savaşması yanında, fikirlerin de savaşı olmuştur. Ahlakta savaşmıştır ilim de, bilim de savaşmıştır merhamette. Gösterilecek olan gayret, verilecek olan savaş bundan sonra kalemlerin savaşı olacaktır. Zihinlerin çarpışması olacaktır. Bırakılan bu borç hakkaniyetle ödenirse, gelecek nesillere bu toprakları bizlerde atalarımız gibi gözü kapalı teslim edebileceğiz diye umuyorum. İnanmış gönüllere layık olabilmek dileğiyle….
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum